27 Ocak 2010 Çarşamba

26 Ocak 2010 Salı

berat amcamız evlendi...

24.01.2010 pazar, karlı ve soğuk bir kış günü içimizi ısıtacak güzel duygular yaşadık....
büyük amcamız berat Allah'ın izni ile güzel gelinimiz berat ile dünya evine girdiler...
onlara hayatları boyunca mutluluklar diliyoruz...
neşeli, eğlenceli, mutlu bir düğün oldu...
başkanımız kadir topbaş bu güzel çiftin nikahlarını kıydı...
ömür boyu mutlu olmalarını diledi....
sayın mevlüt uysal, aziz yeniay ve süleyman varlıbaş da şahit olan isimlerdi...
dua ile başlayan düğünümüz horon, damat ve misket havaları ile devam etti...
bol bol oynadık eğlendik...
düğün sonunda imam nikahı kıyıldı biz de nikah tazeledik.. sünneti yerine getirdik...
sadece biz mi?? amcalar yengeler arkadaşlar anne babalar....
yani kısacası küçük bir toplu düğün merasimi oldu...
sıra geldi size zsareyi anlatmaya...
küçük sevimli kızım da minik bir gelin oldu amcasının düğününde...
tüm gözleri üzerine çekti diyebilirim....
hatta düğünden sonra birilerinin rüyalarına bile girmiş...
melek gibi bembeyaz olmuştu... teyzelerinin ona aldığı swarovski taşlı saç bandı da görülmeye değerdi...
turkuazeşarpın yaptığı dıy lar kadar güzeldi...
inşallah gelin olduğunu da görürüz....
he bu arada osman, senin telgrafını da duyduk...
"washsington dc osman genç" içimizde buruk bir sevinç oldu...
görülmeye değer bir düğündü senin de olmanı isterdik...
darısı senin gibi bekarlara...
genç çiftimize ömür boyu mutluluklar diliyoruz...
mehcim ben ve zsare....

5 Ocak 2010 Salı

iştahsızlık....

kızım kızım... canımın içi, gözümün nuru kızım....
nedenini bir türlü anlayamıyorum....
pekala sen bu kadar enerjiyi nereden buluyorsun ki??
bir kaşık yemek yesen ne yapacağımı şaşırıyorum... ama inan bazen usandırıyorsun güzeller güzeli kızım..
tıpkı dün akşam yaptığın gibi...
altı aydan sonra ek gıdaya başladık...
ilk zamanlar damak tadının gelişmediğinden mi yoksa sana bu iş bir oyun gibi geldiğinden mi bilmiyorum bayağı iyi yiyordun ben de annelik ne kadar da kolaymış dedim ve çok büyük konuştum sanırım...
ilk ay çok güzel yemene rağmen (ki o tatsız tuzsuz sebze karışımları, pekmezli irmikli muhallebiler.....) yedinci aydan sonra gerçekten beni delirtmeye başladın...
şu satırları okuyabilsen de senin için ne kadar endişe ettiğimi bilsen, ne kadar üzüldüğümü, ne kadar stres yaptığımı bilsen....
nedense oluruna bırakamıyorum hiçbir şeyi...
sana da aman yemesin acıkınca nasıl olsa yer diyemiyorum...
zaten sen sabahtan akşama kadar tek lokma yemesen anne acıktım diyecek biri değilsin ama....
inşallah yakında iştahın açılır, çok yıprattım inan kendimi sen ye de beslen diye, büyü diye.....
dün seni yıkadım ya güzeller güzelim, bir ay öncesine göre bayağı bir değişiklik var, gittikçe zayıflıyorsun sanki ya da psikolojik olarak bana öle geliyor...
kıyamıyorum o tombiş suratının erimesine...
şöyle kırmızı yanaklı bir bebek olsan...
tamam büyüyünce beraber dengeli besleniriz, kilolu olmayız inşallah ama sen bu işlere erken başladın...
dün anneannenden eve döndüğümüzde zaten saat on olmuştu...
muhallebi yaptım sana yemedin, biberon maması yaptım belki onu içmek istersin diye onu da içmedin, sonra tekrar bir mama daha yaptım onu da yemedin....
ee bu arada baban da ben de kafayı yedik üstelik de en son saat beş civarı yemişsin...
bizim uğraşmalarımız boşa çıktı ve sen sonunda hiçbir şey yemedin..
saat de bir buçuk oldu...
yıkayıp uyuttum seni... karnın doymadığı için gece çok uyanacaksın sandım ama herneyse çok da uyanmadın o kadar yorulmuştun ki...
seni çok seviyorum ama neden olduğunu anlayamadığım bu iştahsızlık yüzünden sanırım bir çocuğa daha cesaret edemeyeceğim....
ikide uyudun, beşten ikiye yani tam dokuz saat hiçbirşey yemedin.
babanla yediğin çekirdekleri saymazsak...
yakın zamanda hayırlısı ile iştahının açılması duasıyla...