9 Aralık 2009 Çarşamba

deneme çekimlerine gittik...

üç dört hafta önce bg store un internet sayfasına bakasım geldi...
nereden esti bilmiyorum...
gezinirken minik bir bilgi dikkatimi çekti...
bg store katalog çekimleri çin yeni yüzler arıyor...
tıkladım, 1-7 yaş arası çocukların katılımıyla gerçekleştirilcek olan katalog çekimleri ile bg store un yeni yüzü olma imkanı...
bazıları için çok da çekici olmayabilir :(
ama zsareye saklayabileceğimiz güsel bir hatıra olur diye düşünerek yola çıktım...
önce üç fotoğrafını ve iletşim bilgilerimizi mail attım...
geçen gün aradılar...
ön elemeyi geçmişiz!!! deneme çekimlerine çağırıyorlar...
iyi mi yapıyorum kötü mü bilmiyorum, bilmiyorum.... sonunda gitmeye karar verdik..
dün aradık ve gittik...
bayrampaşada bir iş hanı...
zihnimde tasarladığım gibi kocaman şık bir mekan falan değil...
eh iş hanı işte ne olsun...
en azından güvenliği otoparkı vardı, diğerlerinden bir nebze daha iyi :(
zeynep hanım karşıladı bizi, zsareyi çok sevdiler....
iki tane kıyafet denettiler, bol bol fotoğraf çektiler...
anneannesi de yanımızda idi, eeee zsarenin değmeyin keyfine, etrafa gülücükler dağıtıp durdu...
bu arada sordum zsarenin 4-5 tane rakibi varmış...
kıyafetler hangi bebeğin tenine daha çok yakışırsa, hangi bebek kıyafetleri daha iyi taşırsa onu seçeceklermiş...
sonuçlar bir hafta sonra belli olacak...
bu işe karar vermede kendimize en sık sorduğumuz ve yüreğimizi en sızlatan soru "nazar değer mi??"...
çekimlerden sonra eve döndük ve akşam yemeği yemek üzere iken zsare ocağın üstünde ısınmakta olan pilav tenceresine uzanmaya çalıştı...
eyvahhhh...
evet boyu o kadar erişemese de parmaklarının ucu ocağın sıcaklığı ile biraz ısındı sanırım...
o kadar çok korktu ki.....
hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı...
şimdi bu bir nazar mı yoksa benim kuruntum mu???
eğer seçilirse evet desek mi demesek mi???
bilmiyorum kafam çok karışık, güzel kızım seni çok seviyorum...

8 Aralık 2009 Salı

the proposal - teklif







romantik komedi....
acımasız, cadı bir editör sandra bullock...
ve onun minik, zavallı, aslında alaskada çok daha farklı tanınan yardımcısı ryan reynolds...
başta ona acısanız da durum ilerleyen sahnelerde değişiyor...
güsel bir film...
özellikle o tatlı ama yaramaz bebişiniz uyuduktan sonra (sinemaya da gidemiyorsanız!!!) eşinizle birlikte izleyebileceğiniz bir film...
afişten filmin konusu: kitap editörü Margaret sınır dışı edilerek ülkesi Kanada'ya gönderilmesi gündeme gelince asistanı Andrew ile nişanlı olduğunu hükümet üyelerine bildirir. Zoraki çift, damat adayının ailesi ile tanışmak için Alaska'nın yolunu tutmak zorunda kalacaktır. Peşlerindeki göçnemlik bürosu yetkilierini başlarından savmak için bu plana sonuna kadar bağlı kalacaklarına yemin etmek zorunda kalırlar...
benden: ama iş plan olmaktan çıkaaaaarrrrrrr :)
biz beğendik umarım siz de beğenirsiniz..


4 Aralık 2009 Cuma

karıncayı su içerken gördünüz mü???



çiçeğin üzerindeki yağmur damlasından su içen bu kırmızı karıncanın fotoğrafını Macaristan'dan Andras Meszaros çekmiş. bu müthiş kare sahibine vahşi doğa fotoğrafı ödülünü kazandırmış....
dilekcim sana da böyle güzel fotoğraflar ve ödüller nasip olur inş..
fotoğrafçılık sanatını hobi olarak yapanların hem paraya hem de zamana ihtiyaçları var...
uğraşanlara kolaylıklar diliyorum...

öğretmenler gününüz kutlu olsun...



biraz geç kaldım yazmak için ama unutmadım...
tüm öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarım...
öğretmenlik tüm meslekler arasında en güzel meslek... peygamberlik mesleği...
canımın içi kardeşim de o en güzel öğretmenlerden biri...
öğretmenlik özveri isteyen bir meslek, kendi hayatından, aile hayatından parçalar koparıp öğrencilerine hediye edeceksin...
onların ruh dünyalarına ineceksin...
başta çok seveceksin...
özleyeceksin...
benimseyeceksin...
onların dertleri ile dertleneceksin...
benim diyeceksin...
duymayı, görmeyi, konuşmayı ve düşünmeyi öğreteceksin...
sen öğretmensin...
çok da sevileceksin...
öğrencilerin ameliyattan çıktığında bile ilk senin sesini duymak isteyecek...
en yakınlarının değil...
sevinçlerini ilk seninle paylaşmak isteyecek...
sen de onların çizdiği resimlerden ruh halini çözeceksin...
çok dikkatli, çok nazik, çok sevecen olmalısın....
tüm öğretmenlerin öğretmenler günü kutlu olsun..
kardeşim serap a da kutlu olsun...
geçen sene çektiği sıkıntıları aşmak hiç de kolay olmadı ama şükürler olsun bu sene rahat....
öğrencileri okumayı, yazmayı öğrenemiyor diye (ki daha sene başı idi) kendisine o kadar dert ediyordu ki...
geceleri uykuları kaçıyor, iştahı kesiliyor, midesine ağrılar giriyordu...
nihayet sonuç.....
öğrencileri onu çooooook seviyor ve hatta velileri bile ona bayılıyor....
serap öğretmenim, öğretmenler günün tekrar kutlu olsun...

3 Aralık 2009 Perşembe

mucize süt....



(şunun tatlılığına bakın.... bunun sütü içilmez mi??)


anne sütüne en yakın süt olan mucize süt keçi sütü...
size bu mucize sütün yararlarından bahsetmek istiyorum ...

  • Keçi sütünün yağ molekülleri daha ufak ve proteinin oluşturduğu pıhtı daha yumuşak olduğu için sindirimi inek sütünden daha kolaydır.


  • Keçi sütü proteininin kolay hazmı, bebeklerin beslenmeleri, hasta ve sakat kimselerin diyetlerinde pratik ve özel bir yere sahiptir.Keçi sütünün kolay hazmı bebeklerde normal olarak zaten zor olan sindirim işlemi ve yetişkinlerde de ketozis ve karaciğer hastalıklarında ayrı bir önem taşır.


  • Stres-gerginlik, sinirsel nedenlerle hazımsızlık ve kabızlık durumlarında da keçi sütünün kolay hazmı ve yüksek B1, B2 vitamin içeriği yararlı olmaktadır.



  • İlaçların kullanılmasını gerektiren hazım sorunlarında ve peptik ülserlerin tedavisinde keçi sütünün yüksek “buffer” özelliği yarar sağlar.


  • Keçi sütünün yüksek “fosfat” içeriği, ülkemizi gibi yeterince et ve balık tüketemeyen toplumlarda beslenmeye önemli bir katkı sağlar.


  • Özellikle bebeklerde sok görülen ve ani ölümlere de neden olan olabilen inek sütü ve ürünlerine olan alerjik durum keçi sütleri için geçerli değildir. Bu nedenle keçi sütü ve mamulleri bu gibi kişilerin beslenmesinde yardımcı olabilir.


  • Keçi sütü bileşimi, bebek beslenmesinde sulandırılarak verildiğinde inek sütünden daha fazla olarak anne sütüne benzer yapıdadır.


  • Keçi sütünün düzenli olarak tüketilmesinin, egzama, astım, sindirim rahatsızlıkları, varisle ilgili bazı rahatsızlıkların ve alerjik durumların tedavisinde yararlı olmaktadır. Bu nedenle birçok Avrupa ülkesinde keçi sütünden yapılan mamuller özel sağlık dükkanlarında (Health Shop) özel fiyatlarla satılmaktadır.


  • Keçi sütü genellikle diğer sütlerden daha az mikroorganizma içerir. Ayrıca kokusuz ve beğenilen özellikte keçi sütü üretilebilir ve üstün nitelikli değerli süt ürünlerine işlenebilir.

keçi sütündeki kalsiyum oranı da anne sütünden dört kat daha fazla imiş... bu da bebeklerimizin ve çocuklarımızın diş ve kemik gelişimi için önemli bir ayrıntı...
keçi sütü, vitamin a, fosfor, magnezyum ve selenyum açısından anne sütüne yakın imiş...
bebeklerimize, çocuklarımıza keçi sütü içirmeye çalışalım....
tabii ki doktorlarımıza danışarak...
bu mucize sütten neden faydalanmayalım ki????
Rabbimizin bize bir armağanı...
he bu arada günlük keçi sütü bulma imkanımız bile var...
tabi bu ara keçiciklerin hamile kalma dönemi olduğu için sütler iyice azaldı ama ilkbahara doğru bol bol bulabilirsiniz...
afiyet bal şeker olsun...
kuzucuklarımıza şifa olsun...



    1 Aralık 2009 Salı

    Allah'ın izni ile kurbanımızı eda ettik...
    mehcim bayramın birinci günü erkenden kurbanımızı kesmeye gitti...
    saat bir gibi geldi bize pişmiş kurban eti de getirdi...
    sonra  bayramlaşmalara gittik... birinci gün ikinci gün üçüncü gün ve son gün...
    güzel bir bayramdı...
    zsare ile beş gün birlikte olduk.. hala onu bıraktığım için üzülüyorum...
    sabahları uyumak ve beraber uyanmak çok güzel...
    tatlı kızım da 13 aylık oldu...
    kurban bayramını geçirdik şimdi sıra berat amcamızın düğününde...
    hemen arkasından da ertesi hafta kuzenimin nikahı var...
    ocak ayı bayağı yoğun bir ay olacak....

    20 Kasım 2009 Cuma

    yürümeye başladık...

    zsare Allah'ın izni ile yürümeye başladı.. yerden kendisi kalkıp beş altı adım atabiliyor.. cesaretlendi artık tutabilene aşk olsun... elini atmadığı yer kalmıyor.. şimdi heryer altüst oluyor..
    ama olsun toplarız canım...
    yeter ki kızım sağlıklı olsun...
    bacakları güzel yürüsün...
    ayakları onu hep hayırlı yerlere götürsün..
    babaannesi de poğaça yapacak yürüdüğü için..
    biz de etrafa koşacakmışız..

    19 Kasım 2009 Perşembe

    pizza hut keyfi...

    pazar günü beraber dolaşmaya çıktık...
    karnımız acıktı yemek yiyelim dedik..
    pizza yemek istedi canımız şöyle istediğimiz kadar pizza...
    bir masa seçtik oturduk...
    zsareyi de mama sandalyesine oturttuk...
    garson ona da servis açtı...
    çok mutlu oldu.... etrafa gülücükler atmaya başladı...
    garsonlara eğilip eğilip bakmalar...
    arkasını dönüp herkese el sallamalar...
    babasına pizza yedirmeler...
    sonra biraz sarımsaklı ekmek kemirdi...
    bir pizza benim için bu kadar keyifli ve lezzetli olmamıştı...
    neşen hiç eksik olmasın kızım...

    11 Kasım 2009 Çarşamba

    taze meyva suları....


    uzun zamandır katı meyva sıkacağı almak istiyorduk ama hep bir aksilik oldu...
    dün mehcim almış, eve dönerken markete de uğramış bol bol meyva da almış... eee denenecek ya makinemiz...
    büyük bir mutluluk içinde kutusunu açtık, yıkadık, hazırladık...
    denemek için biraz abartmış olduk sanırım ama bir sürahi meyve suyu elde ettik....
    portakal, greyfurt, limon, elma, armut, havuç...
    tam bir vitamin deposu....
    zsare de içse daha çok sevinecektim ama malesef içmek istemedi...
    makinenin içinden bir de meyve suyu tarifleri kitabı çıktı... çok hoş tarifler var...
    bu arada biliyorsunuz taze sıkılmış meyve sularını hemen tüketmek gerekiyor... çünkü sirkeleşiyorlar...
    elma gibi çabuk kararan meyveleri sıktığınız zaman, içine limon suyu da eklerseniz kararmasını önleyebilirsiniz...
    alışveriş merkezlerinde kurulan meyve suyu standlarında satılan karışımlardan birkaçı;
    ananas-kavun-portakal
    nar-portakal-elma
    elma-havuç-greyfurt-portakal
    kivi-portakal
    çilek-elma
    zencefilli elma
    sağlık için doğal taze meyva suyu için...
    özellikle bu grip ortamında ve çalışan kesim olarak kendimizi ve çocuklarımızı korumak adına evden esik etmemek lazım...
    herkese sağlıklı, enerjik, güzel günler dilerim...

    10 Kasım 2009 Salı

    diş mi bilmiyorum...

    zsare bugünlerde pek bir keyifsiz...
    nedenini ben de bilmiyorum biraz öksürük var ama daha önce de vardı öksürük...
    diş mi çıkarıyor bilmiyorum ama bazen öle  dalıp dalıp gidiyor...
    yavrucum dilin olsa da bana derdini diyebilsen...
    cuma tatillerim bitti artık, çalışmaya devam biliyorsunuz...
    cumartesi zsare ile ilgilenmeye çalıştım bütün gün ama biraz da temizlik yapmaya çalıştım...
    akşam cemil murat beyi görmeye gittik...
    maşallah babasına benziyor çocuğun tipi... aman nazar değmessin.. çok şirin tatlı bir bebek...
    boyu uzun olacak besbelli....
    şimdiden fark atmış....
    zsare ile pek oynayamadılar, birbirlrini çekiştirmekten:)
    neyse biraz daha büyüsünler daha iyi kavrayacaklar...
    şimdilik sadece haşin bir şekilde cici yaptılar birbirlerine..
    bizimkisi zaten kıskanç bi de üstüne bu keyifsizlik eklenince....
    yasemin annesi ile aynı apatmanda oturuyor...
    masa hazırlarken (bu arada nefis şeyler yapmıştı) cemil muratı annesine yolladı..
    tüm ilgiler zsarenin üstünde olunca bizimki tabi mest...
    güsel güsel oyuncaklarla oynadı, sıkıntı yapmadı....
    bu hafta içi canım o kadar çok balık istemişti ki...
    hafta sonu için balık sözü almıştım mehcimden...
    büyükşehir tesislerinde yiyelim dedik... ama ne hacet...
    her yer tıklım tıklım....
    malesef hava sıra bekleyecek kadar güzel değildi(zsare için)...
    biz de eve döndük... dışarıdan bişiler alıp evde yedik...
    balığı da bu haftaya erteledik...
    film aldık zsareyi uyutup bereber film izledik...
    eğlenceli bir filmdi...
    alışverişkolik...
    bunun bir de serisi varmış...
    alışverişkolik ve bebeği....
    alışverişkolik ve ablası....
    alışverişkolik ve pembe dünyası...
    alışverişkolik yurtdışında...

    yaramaz toplar...

    bu playskool yaramaz toplar... bir haftadır playskool ürünlerinde %30 indirim var...
    biz de mehmed ile daha doğrusu benim kararım ile bu oyuncaktan almaya karar verdik...
    dün mehmed gidip almış... oyuncağın içinde kullanmamız için dört tane de en tombulundan pile ihtiyacımız vardı.. sağolsun babası onları da almış.. bu piller inşallah uzun süre dayanır...
    oyuncak kadar fiyatları var :(
    akşam mehmed oyuncağı getirdi, kurduk....
    amaaaaaaa....
    zsare oyuncaktan çok korktu...
    neden mi oyuncağın içinde topları yukarı fırlatacak hava akımı var ve bu hava akımının oluşabilmesi için oyuncak elektrik süpürgesi gibi bir ses çıkarıyor....
    zsare uzun süre babasının kucağından inmedi...
    biraz alışınca seveceğini umuyorum...

    9 Kasım 2009 Pazartesi

    herkes...






    kalabalık bir doğum günü partisi oldu...
    gelenlere teşekkür ederiz...

    işte kızımız ve biz...


    işte biz...
    zsarenin ilk yaş gününde...
    kızımızın bir yaşına basmasının mutluluğu ve heyecanı içindeyiz...
    seni seviyoruz biricik kızım...
    daha nice seneler beraber mutluluk içinde yaşamak duasıyla...

    3 Kasım 2009 Salı

    şapkalar ve maskeler...


    bunlar da zsarenin arkadaşları için aldığımız şapka ve maskeler...
    çocukların çok hoşlarına gitti...
    özellikle şapkalar... maskeler de gırgır konusu oldu...
    çocuklara takıp fotoğraf çektik....
    eee parti şapkasız maskesiz olmaz değil mi???

    feray hocaya teşekkürler...


    serap teyzemizin resim öğretmeni arkadaşına zsare için yaptırdığı bir rakamı...
    tasarladığı kız zsare gibi sarışın ve gözleri de mavi..
    ama şu var ki ben zsareye turuncu bişiler giydirmiyorum hiç :)
    neyse...
    teşekkür ederiz feray hoca... ellerine sağlık... bayağı bir beğeni topladın...
    serap teyzemiz de kenarlarını süsledi.... balonlardan çiçekler yapıp duvara astı....
    güsel bir pano oldu...

    işte pastamızzzz....


    işte zsare için dilek pastanesinde yaptırdığımız pastamız....
    modelini internetten bulduk.. her ne kadar üstündeki uyuyan kız biraz çirkin olsa da pasta çok güzel olmuştu...
    kızın poposunda bayağı bir fırfır vardı... yanında bir ördek.. ufak bir kitapçık... oyuncaklar...
    üstüne de cibinlik istemiştim resimde gördüğünüz pembe tül de kızımızın cibinliği :)
    çevresindeki muffinler ise serap ve ceyda teyzelerinin marifetleri...
    hepsinin üstünde ayrı hayvancıklar var rengarenk muffinlerin üstüne de mum koyduk ve çocuklara da üflettik...

    2 Kasım 2009 Pazartesi

    hazırladığımız ikramlar....

    • peynirli su böreği
    • kıymalı börek
    • midye poğaça
    • tuzlu kremalı kurabiye
    • zeytinyağlı yaprak sarması
    • istanbul kısırı
    • rengarenk salata
    • marmelatlı kurabiye
    • kabak tatlısı

    güzeller güzeli kızım bir yaşında :)

    zsare 1 kasımda 1 yaşına bastı...
    doğum gününü iki gün kutladık... çok mutlu olduk...
    doğum gününün tüm detaylarını hatırladığım kadarı ile anlatmak istiyorum...

    27 Ekim 2009 Salı

    bu son cumaaa...

    evet...
    zsarenin bir yaşına basmasının mutluluğunu, doğum günü heyecanı ve telaşını yaşarken, bu haftanın tatil olan son cuma olduğunu unuttum...
    bir yaşına kadar haftada bir gün süt izni kullandım... yasal hakkım olarak...
    keşke emzirmemiz gereken iki yaşına kadar olsaydı, ama malesef....
    şimdi haftada beş gün çalışacam, herkes gibi...
    annelik hakkı bu kadarmışşşş...
    kızımla birlikte haftada üç gün yirmidört saat birlikte oluyorduk ne güzel...
    beraber geçirdiğimiz günler benim için çok kıymetli...
    yarın 28 ekim çarşamba, yarım gün çalışacağız... 29 ekim cumhuriyet bayramı ve tatil... 30 ekim de benim son cumam ve bana tatil... cumartesi zsarenin doğum gününü kuzenlerimizle kutlayacağız...
    1 kasım pazar günü de yani zsarenin doğum gününde de dedeleri babaannesi ve anneanneleri ile birlikte kutlayacağız inş...
    sonra pazartesi yoğun bir tempo ile çalışmaya devam...
    pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, cumaaaaaaa....

    26 Ekim 2009 Pazartesi

    sevde teyzemize hayırlı olsun...

    bir vazifeni daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşadık..
    24.10.2009 cumartesi günü sevde teyzemiz kapandı...
    hayırlı uğurlu olsun... rabbim tamamına erdirsin ... kolaylıklar nasip etsin...

    21 Ekim 2009 Çarşamba

    salıncak mutluluğu...

    zsare anneannesi ile havanın güsel olduğu her gün parka gidiyor...
    parktaki mutluluğu tarif edilemez...
    o kadar gülüyor ki.. ağzı hiç kapanmıyor.... ağzı kulaklarında tabiri zsarenin salıncaktaki hali için çok uygun....
    dedesi geçenlerde zsareye mavi bir pelerin almış...
    dün anneannesi onu giydirmiş, ben de işten dönerken hergün sitedeki parka bakıyorum..
    dün yine uzaktan baktım oradalar hemen yanlarına gittim...
    mavi pelerini kuzumun her yerini kaplamış... şapkası da var pelerinin sadece yüzü görünüyor...
    mavi pelerini ve maviş gösleri ve kocaman bir gülümseme ve görünen sadece minik iki diş...
    çok sewimli....
    ama onu salıncaktan almak hiç de sewimli değil...
    bu arada salıncak için sırada 45 dakika bekleyen çocukları anlatmıyorum...
    düşünün bir bebek 45 dakika ağzında aynı gülümseme ile etrafına afacan afacan bakarak sallanmaktan bıkmaz mı???
    kış geliyor, havalar soğumaya başladı, bundan sonra dışarı çıkmak da zorlaşacak....
    eve salıncak mı alsak ne???

    20 Ekim 2009 Salı

    diş acısı...

    zsarenin iki gündür ateşi var...
    pazar günümüz ateşini düşürmeye uğraşmakla geçti.. canımın içi hem ateşi hem ağrısı vardı...
    bu dişler de ne de zor çıkıyormuş yaaaa....
    herhalde konuşabilseydi, annecim dişetlerim çok acıyoooooo derdi...
    bu kadar kelimeyi bir araya getiremediği için sadece anne anne anne diyerek ağladı...
    o kadar çok salyası da oluyor ki.... aman Allah'ım... önlük taksam yeridir ama prensesim önlüğü de hiç sevmiyor... badilerini değiştirdik devamlı..
    Enflamasyon arttıkça ve keskin diş yüzeye yaklaştıkça bebeklerin dişetindeki ağrı sürekli bir hal alabilir. Kronik ağrısı olan herkes gibi sıkıntılı olabilir ve kendi normal halinden uzaklaşabilirlermiş. Bu huzursuzluk

    haftalar boyunca bile sürebilirmiş...
    dün akşam doktora götürdük bir haftaya çıkar dedi dişleri...
    inşallah çıkar da rahata erer...
    aynı zamanda bebeğimin az olan iştahı da yok olmaya başladı..
    biraz kendini toparlamaya başladı biraz kilo aldı diyecekken yine zayıfladı...
    ilk dişlerimiz çıkarken çok hafif ateşimiz olmuştu...
    keşke hep öyle olsaydı..
    bu dişlerimiz de çıkınca zsareye bir diş fırçası alırız...
    minik tatlı dişlerimiz çürümesin... zaten genelde biberonla beslenen bebeklerde diş çürümeleri sık oluyormuş..
    bu durum da dikkate alınırsa ... malum zsare ben işte iken uyumadan önce sürekli süt içiyor...

    12 Ekim 2009 Pazartesi

    osman yine amerikada...

    günaydın...
    osman yine dün amerika yolculusuydu...
    bugün orada...
    gitmek istemediğini her seferinde dile getiriyordu... ama bu son inşallah...
    daha da gitmek yok...
    aile bağları kuvvetli olanlar için gurbet bayağı zor olmalı...

    gitmenin ne kadar zor olduğunu birkaç satırla da yazıya dökmüş:

    "merhabalar;
    ne kadar kalırsam kalım alıp götüremedikten sonra yanımda yine aynı hasreti çekmeye devam ediyorum...
    40 günün ardından yine amerikadayım...
    herhangi bir sıkıntı olmadan geldim...
    kısmetse 31 martta yine türkiyede olucam...
    o zamana kadar iletişim araçları ile görüşmek üzere...
    osman genç..."

    osmancım dönüşünü bekliyoruz hayırlısı ile....
    günlerin çarçabuk geçsin, 31 mart hemencecik gelsin...

    6 Ekim 2009 Salı

    ilk servis ve otobüs yolculuğumuz...


    zsarenin ilk servis yolculuğu başakşehir avcılar arasında oldu..
    etrafına bakınıp durdu... değişiklik bebekleri çok cezbediyor... yeni tecrübeler kazanmak hoşlarına gidiyor..
    avcılara iftara gittik tatlı kızımla birlikte..
    sevde teyzesi de bizimle birlikte idi....
    iftar yaptık kuran dinledik...
    güzel bir akşamdı...

    ilk kez de başakşehir taksim otobüsüne bindi...anneannesi serap teyzesi ve benimle birlikte başakşehirden fatihe gitmek için kullandık otobüsü...
    zsare çok mutlu oldu otobüste.. herkese gülücükler dağıttı... aman nazar değmesin...
    teyzesinden bana benden de teyzesine gidip durdu... kıır kıpır yerinde duramıyor kuzucuk... otobüsün camından dışarıyı güzelce seyretti...



    bu arada; anneannesi zsareye parmaklarını şıklatmayı öğretmiş!!!!
    o kadar tatlı yapıyor ki dedesinin gülmekten gözleri yaşardı...
    zsare kapı gıcırtısına da oynar derler ya ondan işte..
    bizim şarkılarımız eşliğinde işte hem oynuyor hem de parmak şıklatıyor....

    5 Ekim 2009 Pazartesi

    oktay talha sünnet oldu...



    oğluşumuz oktay talha genç 03.10.2009 cumartesi günü özel medi life hastanesinde sünnet oldu....

    sünnet düğününde seni eskiden olduğu gibi atın üstünde yeniçeriler eşliğinde her iki yanında da hem düşmesini engelleyecek hem de onu serinletecek yelpazeciler ile görmek isterizz....
    eeee bülent abimin oğluna da yakışır....

    Rabbim sana hayırlı uzun mutlu bir ömür nasip etsin.. her zaman böyle güzel haberlerini alalım...




    1 Ekim 2009 Perşembe

    artık emekliyoruz... neredeyse yürüyecez :)

    o kadar stress yaptım... emeklemesi için alıştırmalar yaptırdım ama hiçbiri fayda etmedi..
    zsare kendisi istediği zaman emekledi.. hiç uğraşmadığımız hatta umudumuzu kestiğimiz bir vakit baktık ki kendi kendine emeklemeye başlamış:)
    kendi kararlarını kendisi verebildiği kadar büyümüş sanırım :))
    yürüme arabası ile salondan mutfağa kadar gidebiliyor... yakında yürümesini umuyorum...
    tatlı kızımın hep güzel yollarda yürümesini dilerim....

    28 Eylül 2009 Pazartesi

    doğum günüm...

    24 Eylül 2009 Perşembe

    ikinci bayramımız...

    bu bayram zsare için hayatının ikinci bayramı ilki kurban bayramı idi...
    kuzucuğum biraz hasta idi ama..
    arefe günü doktora gittik ne olur ne olmaz bir kontrol olalım araya bayram tatili girecek dedik.. doktordan sonra zsareye bayramlık almaya gittik.. çok tatlı kıyafetler giydi.. eee  güzele ne yakışmaz... hepsi de çok güsel oldu bebeğime..
    seçim bu sefer babasının oldu meh.cim kızına pembe beyaz tüllü kurdelalı bir elbise seçti..
    ayakkabılarını da ben seçtim.. çok şirin oldu...
    bayramın ilk günü babamlarla birlikte kahvaltı yaptık ve dedemin mezarını ziyarete gittik..
    zsarenin teyzeleri biraz geç hazırlandığı için (bu kızlar çok geç hazırlanıyor bi de zsarenin onlara katıldığı zamanları düşünemiyorum bekle bekle bekle...) mezarlıkta kimseyi göremedik... herkes dağılmıştı..
    sonra hasan amcayı ziyarete hastaneye gittik..
    oradan da meh.ciğimin basri amcasına gittik... herkes oradaydı bayramlaştık...
    birkaç bayram ziyareti daha yaptık yapamadıklarımızı telefonla aradık...
    zsare ile bayramda bol bol birlikte olduk...
    bol bol çikolata yedik hele meh.cim :)
    bu bize ikinci bayram oldu...
    kuzucuğum seni çoooook seviyoruz...

    7 Eylül 2009 Pazartesi

    birkaç fotoğraf...

    sweet to my daughter nor the cheesecloth worthy:))
    Our little valley visit daughter ...
    Our first car:)
    rattle our pleasure ...
    avm de driving pleasure ..
    mavis princess in my car ...

    2 Eylül 2009 Çarşamba

    işe gitmek artık daha zor :(

    bugün ilk kez maviş prensesim arkamdan ağladı...
    daha önceleri anneannesine bırakırken bana masum masum bakıyordu...
    sanki bana neden beni bırakıyorsun ki... gitme işe... bırakma beni... diyordu...
    ama şimdi bunu ağlayarak ifade ediyor... püfffff....
    he bi de şimdi dört gün ayrılıyoruz... kasımın birinden itibaren beş gün çalışacam..

    o zaman ayrılık daha daha daha zor olacak...






    akşamları dolu dolu geçirmeye çalışıyoruz.. ama telafisi oluyor mu bilemem...
    (olamaz tabi kendimizi kandırıyoruz!!!)
    olması için babası da ben de uğraşıyoruz ama....
    prensesim seni çok seviyoruzzz...
    senden ayrılmak beni seni üzdüğünden daha çok üzüyor...
    bitanemizsin...

    kızımın isim öyküsü...

    doktorumuz tülin hanım güzel bir kızımız olacağı haberini verdiği andan itibaren biz de isim aramaya başladık...
    maviş prensesimin babasının bu konudaki titizliği bulduğum çoğu ismi veto etti maalesef...
    tabi sorumluluk babaların üzerinde :)
    zeynep başlangıçta ikimizin de istediği bir isimdi...
    ama yanına bir isim daha istiyorduk..
    mehcim "peygamber efendimiz (s.a.v.) kızı olduğunda adını zeynep koymuş bizim de kızımız olacak inş. biz de adını zeynep koyalım" dedi..
    bu fikri sevdim ben de...
    berat amcasının bir önerisi oldu... sare...
    mehcim de benim ismime yakın diye bu ismi beğendi..  kızımızın adı zeynep sare oldu...
    hz. ibrahimin eşi hz. sare gibi imanlı, sabırlı, güzel, misafirperver, saygılı, tatlı dilli, güler yüzlü, merhametli, sevgi dolu olsun dedik...
    biz bu ismi çok sevdik... kızımıza da çok yakıştı...

    31 Ağustos 2009 Pazartesi

    hadi kuzum ha gayret sana desteğiz emekle bakalım...

    benim tatlı prensesim bugün tam on aylık oldu..
    iki ay sonra Allah'ın izni ile ilk yaşını dolduracak..
    fakat bizimkisi hala emekleme serüvenine başlayamadı... acaba emeklemeden mi yürüyecek...
    hadi kuzum ha gayret sana desteğiz emekle bakalım...
    kime benzedi ise böyle tembel :))
    he bu arada poposunun üstünde ilerleyebiliyor..
    anneannesi ile mukabeleye gidiyor (ramazan dolayısı ile) bu sıralar, komşular ellerinin üstünde gitmez bu hanımefendi diyorlar...
    babaannesi de benim prenses torunum ellerini yerlere sürmez diyor...
    sanırım emeklemeyecek :(
    püfff...

    maviş prensesime....

    tatlı maviş güzel kızım...
    sen bize Rabbimin bir armağanısın...
    baban ve ben seni çok ama çok seviyoruz....
    teninin cennet kokusu, bir tatlı gülümsemen bize tüm dünyayı unutturuyor...
    hoşgeldin aramıza hoşgeldin bizi biz yapmaya...