ilk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2011 Çarşamba

ilk teravih namazı...


Resullullah (SAV) Efendimiz ramazan ayında kılınan teravih namazının fazileti hakkında, "Teravih namazını kılan kimse her gece teravih kıldığı zaman başka hal alır" buyurmuştur.
Dün ramazanın 10 gecesi idi ve teravih namazını kılana "Allah (cc) dünya ve ahiret selameti verilir." müjdesi vardı. biz de buna nail olabilmek için niyetlendik...





zsare için tabi ki bilinçli kılınan ilk teravih namazı değil ama kıldığı ilk teravih namazı...
on bir ayın sultanının gelmesi ile birlikte camilerde teravih namazı coşkusu başladı...
şükürler olsun oturduğumuz semtte ramazanın gelişini sokak etkinlikleri ile, mukabeleler ile, teravihler ile hissedebiliyoruz...
bu durumun çocuklarımızın da farkında olması lazım diye düşünüp orucumu açarken bir bardak su da zsareye verip al kızım orucunu aç diyorum...
nedense yemek yemek istemediği zaman ben oruçluyum diyip yemiyor ama ardından da bir paket çikolata yiyor, hani sen oruçlu değil miydin diyince de yemek değil ki bu diyor :)
zsareyi akşam bizimle beraber camiye götürdük...
çok mutluydu...
namaz boyunca teyzesinin ve benim yanımdan hiç ayrılmadı ve tüm hareketleri yaptı...
hatta yanımızda namaz kılan kızları bayağı bir güldürdü...
aralarda çekilen salavatlara da bağıra bağıra eşlik etmeyi de eksik etmedi...
cami güzel miymiş, yarın da teravih namazı kılmaya gelelim mi sorusuna büyük bir sevinçle eveeeeet diye cevap verdi...
Rabbim namazı hakkıyla kılan kullarından eylesin kızım seni...
inşallah ibadet aşkı içinde hiç sönmesin...


23 Şubat 2011 Çarşamba

hafta sonumuzdan birkaç not...


hafta sonu stada maç izlemeye gittik...
zsarenin gittiği ilk maç....
çok eğlendi..
belki de çok ilgi gördüğü için sevindi....


önce yemek yedirmeye çalıştım zsareyi....
yolda uyumuştu, uyanınca çok da yemek istemedi...
biraz uğraştıktan sonra ben de bıraktım, maç izlemeye geçtik...


maç çok heyecanlı sanırım...
zsare bayağı dikkatlice izliyor:)

pazar günü de anne çocuk fuarına gittik...
zsare ve babası tüm akülü arabaları incelediler:)
hatta nerede is alıyorduk!!!
ben zsare için erken olduğunu düşünsem de babası daha geçen sene bile alma girişimlerinde bulunmuştu...
bakalım daha ne kadar erteleyebilirim...
itiraf etmeliyim benim de içim gidiyor ama...
mini cooper en beğediğim model oldu....
birebir aynısını yapmışlar....
anahtara bastığınızda gösterge ışıkları bile yanıyor, süper yaaaa....
babamız da mercedes in spor modelini beğendi en çok...
fiyatları da az değil hani:))


daha kızım ve eşimle güzel bir yemek yiyip babaannemize gittik...
eeee babamızın doğum günü idi yaaa....
 
 

 








24 Aralık 2010 Cuma

aşure bereketi...

"Kim çoluk çocuğuna, aile halkına aşure gününde bir genişlik, bolluk sağlarsa;
yiyecek, giyim, kuşam hususunda evde şöyle bir şenlik, bolluk olursa;


çarşıdan bir şey alınıp eve getirilirse;


Allah da ona, böyle yapan aile reisine bütün sene içinde tamamen bolluk bereket ihsan eder, genişlikler, rızık ve nimet çokluğu bahşeder."


Hadis-i Şerif

evde evlenmemiş kızı olan aşure yapsın derler....

ee benim de evde bekar kızım olduğuna göre bu sorumluluk bana da ait diye düşünerek çıktım yola :)

önce internetten binbir tarif okudum...

neler koyuluyormuş ki acaba, daha değişik neler olabilir, püf noktaları nelerdir vs. vs.

sonra birkaç arkadaş tavsiyesi, birkaç büyüğün önerisi derken gücümü cesaretimi toplayıp giriştim bu işe...

önce babamız, zsare ve ben elimizde listemizle marketten aşurelik malzemelerimizi aldık...

tabi reyondaki satıcıdan da tüyo almayı unutmadık...

akşamdan bismillah deyiiiiiiip aşurenin sertlerini buğdayı, nohutu ve kuru fasulyeyi haşladım ve tencerelerin kapaklarını kapattım...

dua etmeyi de eksik etmedim... lezzetli olsun bereketli olsun diye....

sabah olunca hevesle başladım aşuremi yapmaya...

mutfağa girer girmez hepsinin tekrar haşlanması için ocağı yaktım...

Tencerelerdekiler; 2 su bardağı buğday, bir çay bardağı nohut ve bir çay bardağı kuru fasulye...

ölçülerle malzemeleri ayrı kaselere koydum...

2 çay bardağı kavrulmuş fındık, 2 çay bardağı tuzsuz soyulmuş fıstık, 2 çay bardağı kuru üzüm
2 çay bardağı kuru dut, 2 çay bardağı kayısı, 2 çay bardağı incir
2 çay bardağı kavrulmuş badem (üzerine kaynamış su koydum kabuklarını soyup boyuna iki parçaya böldüm)
bir portakalın rendelenmiş kabuğu ve suyu (portakalın kabuğunu sıcak suda bekletip süzdüm)
kabukları soyulmuş ince doğranmış bir elma...
3 su bardağı toz şeker...
biraz gülsuyu...
biraz tuz...

üzeri için hazırladığım malzemeler;
hindistan cevizi, fındık, küçük tuzsuz badem, toz yeşil fıstık, ceviz, nar, kuş üzümü, yaban mersini...

sertleri sabah kaynattıktan sonra dinlenmeleri için biraz bıraktım....

sonra tekrar kaynatık sırası ile buğdayın içine nohutu, kuru fasulyeyi koydum, kaynattım...
sonra fındık, fıstık ve bademleri koydum kaynattım ...
sonra üzüm ve dut koydum kaynattım....
sonra portakal suyu ve rendesini ve elmayı koydum kaynattım...
sonra biraz tuz biraz gülsuyu koydum ve kaynattım...
en son şekeri koydum ve kaynattım... (şeker daha fazla yada az da olabilir tadına bakmak lazım, koyduğumuz meyvelerin şeker durumuna göre değişiyor durum)
tüm malzemeleri koyduktan sonra aşurenin başında yasin-i şerif okudum...

incir ve kayısıyı (ben günkurusu kayısı kullandım.) servis yaparken kaselere ekledim...

bu arada kızımın elinden lezzetli olur diye bademleri ona koydurdum...

süslerken de toz yeşil fıstığı o döktü kaselerin üzerine...

afiyetle yedik...

ilk denemem olmasına rağmen herkesten tam not aldım....

teşekkürler... özellikle babam çok beğendi...

komşularıma sıcak sıcak dağıttığım annem ve kayınvalideme hemen yoladığım ve iş yerindeki arkadaşlarıma da ertesi gün götürmeme rağmen hemen yediğimiz için fotoğraf çekmeyi unuttum ama evde kalan son kaseyi eğer unutmazasm fotoğraflayacağım :)

hayırlı, bereketli, huzurlu bir sene geçirmek duası ile....